1.3.17

Henry Avery☠︎


  Henry Avery
1653 tarihinde Bristol’da fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Gerçek adı Henry Her ya da Henry Every olarak bilinmektedir.

  Faaliyet süresi, Haziran 1694- Eylül 1695 yıllarında 15 ay sürmüştür. 17. yüzyılın en ünlü korsanlarından birisidir. Henry, 1660 yılların başlarında küçük olmasına rağmen gemide köle olarak hizmet etmiştir. Avery 1691 yılında korsanlık ve köle gemisine çıkmadan önce Merchantmen ve İngiliz Kraliyet Donanmasında görev almıştır. 1694 yılında bir ispanya gemisinin isyanına yardımcı olmuştur. O geminin kaptanı olarak denizlere açılmıştır.

 Avery, bir aristokrat değildi, acımasızlığıyla ün de salmamıştı. Birçok korsan gibi Henry’in de korsanlık kariyeri çok kısadır. Hayatının son günlerini belirsizlik içinde geçirmiştir. Ama yaşadığı süre boyunca bir efsane olmuştur. Uzun Ben adıyla da bilinen Avery, yaygın korsan imgelerine hiç uymazdı. Kendisi orta boylu, bir hayli şişman bir adamdı. Çapkın ve neşeli bir görüntüye sahipti.    

  Defoe’ya göre, 1653’te Plymouth’ta doğmuş ve birkaç yılını İngiliz Deniz Kuvvetleri’nde, donanma gemileri olan Kent ve Rupert’ın deniz subaylığını yaparak geçirmişti. Avery, 7 Mayıs’ta birkaç gemi gasp etmiş ve geminin adını ‘Fancy’ olarak değiştirip Madagastar’a gitmiştir. Orada da gasp ettiği gemilerden elde ettiği çok yüklü miktardaki ganimetleri alarak korsanlık kariyerine son vermiştir. 1696 Ekim de Avery’nin mürettebatından altı kişi yargılanmış ve ölüm cezasına çarptırılmıştır. Fakat Henry Avery hiç yakalanamamıştır
  Avery, korsanlığı bıraktıktan sonra doğduğu şehre Bristol’a geri dönmüş ve orada servetini kaybetmiştir. Ölümü hakkında çok bilgi olmamakla birlikte Bristol’da dilenci olarak 1696 yılında aç ve sefil halde öldüğü söylenmektedir

     Henry Avery’in bayrağı kırmızı ve siyah zeminler üzerinde korsanların vazgeçilmez kostümlerinin aksesuarı olan bandana ve küpe takmış bir kurukafa ve iki çapraz uyluk kemiğinden oluşmuştur. Avery’in kırmızı bayrağında bulunan kafatası resmi, korsanların saldırılarından sonra geride hiçbir canlının bırakılmayacağını gösterir. Avery’nin siyah bayrağının anlamı ise, düşman gemisini ve içindeki ganimetleri teslim ederse canını bağışlayacağı anlamına gelmektedir.
      Henry Avery nin bayrağı


KORSANLAR VE BAYRAKLARI

BAYRAK KORSAN KURU KAFA
KORSAN BAYRAĞI

Deniz korsanlarının bayrak kullanmalarının nedeni; hem kendilerine ait bir
kurumsal kimliklerinin olması isteği hem de uzaktan dalgalanan bayrağını görenlere
ölüm korkusunu hissettirmek istemelerinden doğmuştur. İlk korsan bayrağının Jolly
Roger’dır. Fakat sekli değiştirilmişse Jolly Roger bayrağı, ilk olarak Emmanuelle Wynne
tarafından tasarlandığı bilinmektedir. Korsan bayrakları, bir dönem kırmızı zemin
üzerinde beyaz sembollerle kullanılmıstır. Bu tür zamanla değiserek ölümün bir diğer
rengi olan siyah kullanılmıstır. Bu bölümde, korsanların kara ve denizde yasamları ve
kurumsal kimlikleri olan bayraklarının grafik tasarım acısından anlamları incelenmistir.
Korsan bayraklarının üzerinde kafatası ve çapraz kemikler olan siyah bayrak
korsanlığın evrensel sembolü haline gelmis olsa da, ilk korsan bayrakları kırmızıydı ve
yalnız çalışan korsanlarda bayraklarına koyacakları desenleri genellikle kendileri
çizerlerdi.
KORSANLAR VE KURUKAFA
 Korsanlar, bayrağı
düsmanlarını ya da kurbanlarını yıldırmak, korkuyu ve dehseti anımsatmak için
tasarlamışlardır.

Korsan bayrağının kökeni kesin olarak bilinmemektedir. Korsanlar, bayrağı
düsmanlarını ya da kurbanlarını yıldırmak, korkuyu ve dehseti anımsatmak için
tasarlamışlardır. Korsanların psikolojik savas yöntemi, korsanların en önemli
cephaneliği haline geldi. Eğer korsanlar, düsmanın direnisi olmadan gözdağı
verebildiyse korsan mürettebatı için tehlike ortadan kalkmıs demektir. Böylece gemi
hasar vermeden alınır ve değerini kaybetmemis olurdu. Bayrağın üzerindeki korkutucu
simgeler genellikle o korsan ile ilgiliydi veya daha özgü uyarılar anımsatabilirdi.
Denizde düsmanın belirlenmesi her zaman zor bir görev olmustur. 16. yüzyılda, kraliyet
gemilerinin yelkenleri ulusal amblemlerle (İspanyol gemileri için Katolik haçlar, İngiliz
gemileri için Tudor gülü) boyanmıstı. Diğer gemiler için bu tür semboller
kullanılmamıstır. Bunun yerine, ilk kez ortaçağda tanımlama tekniği olarak kullanılan
ulusal bayrak ya da afis olmustur. Denizde, bu semboller her zaman güvenilir bir
gösterge olmamıstır ama ulusal kimliğinin göstergesi olarak geminin dost ya da düsman
olup olmadığı anlasılmıstır.

17. yüzyılın sonlarına doğru İngiltere'dendi ‘Rouge’ serseriliği sınırlayıcı yasalarda
kullanılmıstır. Daha sonraları ‘Roger’ serseri, dilenci ya da evsizler için kullanılan bir
argo kelime haline gelmistir. 18. yüzyılda korsan bayraklarının mevcut rengi ABD
bayrağının (yatay kırmızı-beyaz çizgilerin) tasarımında ilham kaynağı olmustur. Daha
sonra kırmızı korsan bayrağı ‘Jolly Red’ ya da ‘Jolly Roger’ adı altında anılmaya
baslandı.

Korsanlar, çoğu zaman düsmanlarını kandırmak amacıyla yabancı bayrak ve
afisler kullanmıslardır. Özellikle savas zamanı tüm nakliye gemileri düsman
varsayılırdı. Geminin ulusal bayrağı yoksa korsan olarak kabul edilirdi. Korsan
bayrakları, dünyada kayda geçmemis olmasına rağmen, 1694 yılında Đngiliz Deniz
Hukuku, İngiliz korsanları için, korsan bayrağının kırmızı olmasını zorunlu tuttu.
Kırmızı bayrak, daha önce Hollanda deniz resimlerinde tasvir edilmistir. Ama bir anlam
tasımıyordu. Bugün kırmızı bayrak uyarı anlamındadır. 1694 yılında, Bahriye tarafından
tanımlanan kırmızı bayrak ‘Red Jack’ olarak adlandırıldı. 1697 yılında yeni bir sembol
olarak siyah bayrak ortaya çıktı. Bu da düsman gemisinin tamamen alınacağı anlamına
gelmekteydi.17. yüzyılın sonlarına doğru anlamı kesin olarak bilinmese de sarı renkli
bayraklardan da söz edilmistir. Ama korsanlar, en çok siyah bayrağı tercih etmislerdir.
Kırmızı bayrak ise 19.yüzyılın sonlarına kadar kullanıldı. Korsan bayrağı, kırmızı ya da
siyah olsun ikisi de haydutluğu temsil etmektedir. Korsan bayrağının amacı, ufukta
göründüğü anda azami miktarda korku salmaktı. En ünlü korsan bayrağı ‘Jolly Roger’
veya ‘kuru kafa ve çapraz kemikler’di. Ancak pek çok kaptan kendi bayrağını
yaratmıstır.
KURU KAFALAR
birbirine kenetli sembollerden olusan üçlü sancağı; ölüm, siddet, sınırlı zaman
anlamlarını taşımaktaydı. 

Tüm korsan bayraklarının ortak özelliği kurbanlarının zihninde korkutucu bir
izlenim bırakmaktır. Bayrakların üzerindeki semboller çoğunlukla, Marcus Rediker’in
birbirine kenetli sembollerden olusan üçlü sancağı; ölüm, siddet, sınırlı zaman
anlamlarını tasımaktaydı. Rediker, bu sancağında kurbanlarının çabuk teslim olmalarını
aksi takdirde sonucunun vahim olacağı mesajını vermektedir. Korsanların, ‘ölümün
kafası’ olarak adlandırdıkları kuru kafalı bayraklar Ortaçağ’dan beri ölümün bir
simgesidir. Bu simgeler, kilise ve katedrallerdeki lahitlerin ve tasradaki kilise
bahçelerinde bulunan mezar taslarının üzerinde de bulunmaktadır. 1700-1720 yılları

arasında, bir grup korsan tarafından kum saatleri ya da silahlarla çesitlendirilen bu
sembol tehditkâr bir unsur olarak benimsenmistir. 1730 yılına gelindiğinde siyah bayrak
üzerindeki kafatası ve çapraz kemikler diğer sembollere üstünlük sağlamıs ve Batı Hint
Adaları’nda seyreden İngiliz, Fransız ve İspanyol korsanlar tarafından benimsenmistir.
Bu tarihten önce genel bir renk sembolizmi anlayısına göre, kırmızı bayrağın altında
savasırken korsanlar birbirlerine aman vermezlerdi. Ama siyah bayrak (Jolly Roger)
altında savasırken bu durum geçerli değildir.
Jolly Roger isminin kökeni hakkında pek çok bilgi vardır. Bunlardan biri,
Fransızca ‘güzel kırmızı’ anlamına gelen Joli Rouge deyiminin zamanla ‘Jolly Roger’ a
dönüsmüstür. Pek çok korsan gemisinin daha asina olduğu siyah bayrak üzerinde beyaz
kuru kafa ve kemikler yerine, kırmızı bayrak dalgalandırmıstır. Denizciler kırmızı
bayraktan korkarlardı. Çünkü kırmızı bayrak, ‘ne merhamet dilenecek ne de merhamet
edilecek’ anlamına gelirdi. Bir diğer açıklama da ismin İngilizcede ortalıkta gezinen
serserileri adlandırmak için kullanılan ‘roger’ dan gelmektedir. Bunun yanında, ‘Old
Roger’ seytana atfedilen bir tabirdi. Daha yeni bir fikir ise Jolly Roger’ı ortaçağ askeri
kurumu olan Tapınak Söyleyenleriyle varmaktadır. Bunlar, 1312’de Papa V. Clement
tarafından dine karsı geldikleri süphesiyle aforoz edildikten sonra, korsan hayatı
yasamayı seçince, çapraz kemiklerle donatılmıs kırmızı bayrak dalgalandırmıslardır
 Bayraklar
üzerinde kullanılan kafatasları, çapraz kemikler, iskeletler,

İki asırdır, beyaz bir kafatası ve çapraz kemiklerle tasarlanmıs siyah bayrak
Batı dünyası için korsanların simgesi haline gelmistir.
Denizde ölüm işareti olarak kafatası sembolü kullanılmıştır. Bayraklar
üzerinde kullanılan kafatasları, çapraz kemikler, iskeletler, hançer, pala, mızrak,
kanayan kalpler, kum saati, havaya kaldırılmış kadehler, kanatlar ve tipografiler
korsanların kendi efsanelerine göre kurumsal kimliğini belirten logolar haline gelmistir.
Bazı korsanlar marka uzantısı yoluyla kendi kimliğini daha da geliştirip
derinleştirmemişlerdir.

Modifiye edilmis bir 'Jolly Roger' için ilk başvuru, 1700 yılında Fransız
korsanlığına Emmanuelle Wynne tarafından bir kafatası, kemik ve bir kum saati ile
tasarlanmıs siyah bir bayrakla olmustur. Bu aynı zamanda kendisinin tam bir korsan
olduğunu göstermis olabilir. Bunu takiben 1700’lü yıllarda kırmızı ya da siyah
bayraklar farklı semboller alarak diğer korsanların bayraklarını olusturmustur.
Bayraklarda en çok kullanılan kuru kafa simgesi ölümü sembolize etmektedir. Aynı
zamanda çapraz kemikler, bir baska ölüm sembolü ile birlikte tasvir edilmistir. Her iki
isaret de, 16. ve 17. yüzyılda tüm Britanya Adaları’nda mezar taslarının üzerinde sık sık
kullanılmıstır. Diğer semboller, tam iskelet, mızraklar, kılıçlar, kum saati, kelimenin bas
harfleri, kupa, kılıç, kanatlar ve havaya kaldırılmıs kadehlerdir. Sembolizm, sanat ve
gündelik yasamda her birinin farklı anlamı vardır. İskeletler, kemikler ve kafatasları,
ölümle dans anlamına geliyordu. Kum saati ve kanatlar zamanın tükendiğini ya da uçup
gittiğini belirtmekte, silahlar ise katliamın gerçekleseceğini bildiriyordu.

Korsanların kendilerine ait bayrakları vardı; kırmızı ya da siyah olan bu
bayraklar kurukafalar ve baska sembollerle tasarlanmıştı. Fakat korsanlar gemilerinde
baska bayraklarda bulundururdu. Korsanlar kimliklerini gizlemek amacıyla göndere
İngiliz ve St George bayrakları çekerlerdi.
Korsan bayrakları siyah ve kırmızı olmak üzere ikiye ayrılır. Siyah zeminli
bayrak ölümü, kırmızı zeminli bayrak ise kanlı bir savası ifade etmektedir. Eğer gemide
kırmızı bayrak görünüyorsa tüccar gemilerine merhamet edilebileceği, siyah bayrak
görünüyorsa kesinlikle ölümün gerçekleşeceği anlamına geliyordu
KORSANLAR
BİR KORSAN BAYRAĞI

Korsanların gemideki yaşamları

Korsanlık, genellikle göz alıcı ve hatta romantik görülür. Oysa denizdeki yasam
keyifli olmaktan çok uzaktı. Sartlar ağırdı; hastalıktan ve yaralanmadan dolayı moral
düzeyi çok düsüktü. Kötü yemekler, felaket derecedeki yasam kosulları ve sürekli
tehlike içinde yasamak, korsanların hayatını mutlu etmekten çok uzaktı.
Korsanlar zor sartlara dayanıklı insanlardı, sadece doğalarındaki siddet
nedeniyle değil, o zamanın gemilerindeki zor yasam kosullarını düsündüğümüzde, öyle
olmaları da gerekiyordu. Ama yine de çoğu korsan 20 yasının üzerine geçememistir.
Sadece iskorbüt (C vitamini eksikliği nedeniyle asırı zayıflama, halsizlik ve dis eti
iltihabı gibi belirtilerle kendini gösteren bir hastalık) gibi bir hastalıktan 1500 ila 1900
yılları arasında denizlerde iki milyon kadar insanın öldüğü zannedilmektedir. Buna ek
olarak, korsan mürettebatı, konakladıkları limanlarda gemilere dolusup kendilerine
tropik hastalıklar bulastıran ve daha çok ölüme neden olan, sayısız farelerle uğrasmak
zorundaydılar. Kısacası hastalıktan ileri gelen ölüm sayısı, top isabeti veya pala
yarasından kaynaklanan ölümlerden çok daha fazlaydı .
Görüldüğü üzere korsanlık, dısarıdan her ne kadar çekici ve cazip görünse de
gerçekte o kadar da iyi değildir. Korsanlar, israfı severlerdi ve yola çıkmadan önce
yüzlerce fıçı sarap, içme suyu, kurutulmus et ve kurabiye alırlardı. Uzun süren seferlerin

ardından bu yiyecekler kurtlanır ve açlıktan ölenler olurdu. Korsanların yasamlarını
sürdürebilmeleri için; kurtlu bisküvileri geceleri yedikleri bilinmektedir. Aynı zaman da
korsanların, kestikleri hayvan derilerini kaynatıp yedikleri ve bu derinin çok sert
olmasından dolayı dislerinin kırıldığı söylentiler arasındadır.
Bir gemideki insan sayısı, geminin boyuna göre 20 ila 300 kisi arasında
değisiyordu. Bu ahsap dünyaları yüzer durumda tutup kusursuzca yüzdürme
sorumluluğu belli kilit mürettebattaydı. Gemi mürettebatının is bölümü ünvanlara göre
belirlenirdi. Bu ünvanlar söyleydi:
Kaptan; Korsanlar çok demokratikti, liderlerini kendi aralarından seçerlerdi. En
basarılı kaptanlar, liderlik yeteneği yüksek ve seytan gibi kurnaz olanlardı.
Serdümen; Tayından cezaya kadar her konuyla ilgilenen kisiydi. Aynı zamanda,
diğer gemilerden elde edilen ganimetlerin paylastırılmasından da o sorumluydu.
Lostromo; Gemide birçok lostromo (tayfa bası) bulunurdu. Bunlar, isleri
yelkenlerle ve halatlarla ilgilenmek, güvertedeki pislikleri atmak ve temizlemek olan
genç görevlilerdi.
Marangoz; Gemiyi yüzer durumda tutan kisidir. Zarar görmüs kalasları yeniler,
delikleri kapatır, halatları ve yırtık yelkenleri onarırdı.
Topçu; Sadece bir topu değil, bir dizi topu atesleyebilmek zorundaydı. Bu, uzun
yıllar gerektiren bir uzmanlıktı ve usta topçular inanılmaz derecede keskin nisancılardı.
Cerrah; Sadece birkaç gemide doktor bulunur, arada sırada biri kaçırılır ve
hizmet vermeye zorlanırdı.
Barut Maymunu; Korsan mürettebatı arasında hafif bir görevle çalıstırılan genç
çocuklardır. Bunların görevleri, topları temizlemek ve doldurmaktı. Eğer hayatta
kalmayı basarırlarsa sonunda topçu yardımcısı hatta topçu görevlerine getirilirlerdi.

Kamarotlar; Kaptanın kamarasını temizler ve genelde her seye yardım ederlerdi.
Korsanların giysileri ise sağlam ama pratik olması gerekiyordu. Dolayısıyla 17.
yüzyılın sonu ve 18.yüzyılın basındaki çoğu denizci gibi kalın kumastan ceketler, keten
gömlekler, branda bezinden yapılmıs diz üstüne kadar gelen pantolonlar, yün çoraplar
ve boyna düğümlenmis esarp, ya da üç boynuzlu sapka veya yün bere giyerlerdi